Yalnızlık nedir bilir misin?
Sağ eline batan dikeni,
sol elinle çıkaramamak…
İnsan bazen kendi acısına bile yetişemez.
Canı yanar ama el uzatacak gücü bulamaz.
Bulsa bile nereye dokunacağını bilemez.
İçinde bir şeyler kırılır,
ama sesini sadece kendisi duyar.
Kalabalıkların içinde yürürsün,
herkes bir yerlere yetişir de
sen kendine yetişemezsin.
Bir eksiklik dolaşır içinde,
adı yoktur, tarifi yoktur,
ama ağırlığı her geçen gün artar.
Yalnızlık sadece birinin olmaması değildir.
Bazen biri olsa bile geçmez.
Çünkü mesele bir ses duymak değil,
o sesi gerçekten hissedebilmektir.
Anlatmak istersin…
ama kelimeler çıkacak yer bulamaz.
Çünkü herkes dinler,
ama herkes anlamaz.
Sonra alışırsın.
Yarım kalan cümlelere,
eksik uyanmalara…
Ve bir gün fark edersin:
Yalnızlık,
insanın kendi yarasına bile
yabancı kalmasıdır.
Ve belki de en çok bu yüzden…
Sağ eline batan dikeni,
sol elinle çıkaramamaktır yalnızlık.
…
Bu yazıyı, insanın en çok kendi içinde kaybolduğu bir zamanda kaleme aldım. Herkesin yanında olup da aslında kimseye ulaşamama hissini anlatmak istedim. Bazen insanın en büyük yalnızlığı, kendi acısına bile yetişemediği anlardır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!